Sizin hiç köpeğiniz öldü mü?

Sizin hiç köpeğiniz öldü mü?
Ölmesin…
Çünkü o ölürse önce gözlerinizdeki ışık solar, adından da içinizdeki ateş söner…
Ve…
Ne kadar kalabalık olursanız olun, yapayalnız hissedersiniz kendinizi…
Gündüzler geceye, geceler gündüzlere karışır; zaman durur etrafınızda…
Abartma!.. Sadece bir köpek” diyebilir bazıları…
Üzülme!.. Yeni bir tane alırız sana; daha gencini, daha sevimlisini” diyen de çıkar mutlaka…
Teselli etmektir amaçları aslında…
Kızma onlara, darılma…
Sor sadece, ama içinden sor….
Allah korusun!.. Ölse evladın, anan, baban, kardeşin, sevdiğin, arkadaşın!..
Alır mısın onların yerine yenilerini?..
Verebilir misin sevgini, ilgini, sadakatını o yenilere?..”
Dedim ya, bunları içinden sor onlara…
Duymasınlar…
İncinirler çünkü…
Hatta tepki gösterirler sana “İnsanla hayvan bir mi?” diye…
Cevap verme, anlatamazsın…
Sus…
Anlatma da zaten…
Hayvan” dedikleri o canlıyla yaşadıklarını…
O’nun, sen eve döndüğün anlardaki heyecanından hiç bahsetme…
Kuyruğunu yelpaze gibi sallamasından, dilini tulumba gibi içeri dışarı sarkıtmasından…
Hele hele gözlerini senden bir saniye bile ayıramamasından asla söz etme…
Kaç insan yapar sevdiğine böyle bir “merasimi” acaba!..
Evet, belki yapan vardır…
Ama kaç gün yapar?..
1,2,3,5, on ya da 100…
Ama bir gün gelir kesilir o merasimler…
Ya kırgınlık girer araya ya da kızgınlıklar…
Peki ya O…
Kırılır mı size, kızar mı?..
Hatta “cezalandırsanız” bile yapar mı bunu?..
Kim bölüşür sizinle yalnızlığınızı mesela…
Günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca kim dinler sizi sessizce…
Sorgulamadan, yargılamadan kim sokulur dizinizin dibine usulca…
Ya yol arkadaşlığı!…
Kim “Hadi gidiyoruz” dediğinizde, “Nereye” ya da “Ne zaman” diye sormaz?…
Kim korur sizi, bir tehdit altında olduğunuz an?..
Kaçı dikilir size zarar vermek isteyenin karşısına, dişlerini göstererek?…
Ve bunu her defasında kaçı yapar?…
Peki ne yaptırır bütün bunları onlara?..
Biraz yemek, biraz su mu sadece?…
Hayır!..
SEVGİ ve EMEK yaptırır bunları daha çok….
İşte, o ölünce tüm bunları kaybedersin sen…
Dört ayaklı, yumuşak tüylü ve biraz da kokan şey değildir sadece kaybettiğin…
İlgidir…
Sevgidir…
Dostluktur…
Sadakattir..
Mutluluktur…
Coşkudur…
Umuttur…
Ve Emektir kaybettiklerin…
Bu yüzden, senin hiç köpeğin ölmesin…
Çünkü o ölünce, susan sadece havlayışları olmaz…
Hayat susar…
Sonra da sen susarsın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir