Amerika’yı yeniden keşfedin:

Amerikan çiklitleri çok geniş ve değişken bir coğrafyaya yayılmış durumda ve coğrafyadaki bu değişkenlik yüzbinlerce yıl içinde türlerdeki muazzam çeşitliliğe ve farklara neden olmuş. Bu nedenle onları bir kalıba sokmak mümkün değil.
Amerikan çiklitlerinin kıtalardaki yayılımı
Orta Amerika çiklitleri Amerikan çiklitleri Amerika kıtalarında kuzeyde Meksika’dan güneyde Arjantin’in kuzey sınırlarına kadar yayılmıştır. Orta Amerika denen coğrafya Nikaragua, Honduras, Guatemala, Panama gibi anakaraya bağlı ülkeler ve Küba, Haiti gibi ada-ülkeleri içerir. Orta Amerika çiklitleri bu coğrafyanın tüm tatlı ve acı sularına yayılmıştır; bunlara göller, volkanik göller, kanallar, deltalar, akarsular dahildir. Peki Orta Amerika çiklitleri hangi türlerdir? Ülkemiz akvaryum piyasasından birkaç örnek verdiğimde kafanızda bir tip oluşacak: Zebra, Midas, Rainbow, Jaguar, Jack Dempsey, Texas, Ateşağız gibi türler hem dünyada hem ülkemizde en bilinen ve popüler Orta Amerika çiklitleridir. Ayrıca insan yapımı Papağan ve Flower Horn balıkları da (bunlar gerçek bir “tür” değildir) Orta Amerika kökenlidir. Bu türleri saydığımda kafanızda bir model oluşmuş olmalı. Evet, Orta Amerika çiklitleri çoğunlukla agresif, orta boydan büyük boya doğru seyreden, dayanıklı balıklar. Hemen hepsi omnivordur ve bu sayede pek yiyecek sıkıntısı çekmezler. Tatlı su omurgasızları, kabuklular, yosun ve küçük balıklar çoğu omnivor tür gibi onların da hayat boyu menüsünü oluşturur. Üreme tipi tektir; hepsi tek eşlidir ve düz yumurta dökerler. Her çiklit türü gibi yavrularını korurlar, ki bu çabaları çoğumuzun akvaryumlarında ciddi sorunlara yol açmıştır. Düz zemine yumurtlayan, ve ağızda kuluçka yapmayan bir türün serbest gezen yavruları avcılardan korunması için geniş bir bölgeyi tutması (bu bölgenin alanı kimi büyük türlerde birkaç metrekarreyi bulabilir) ve son derece tetikte ve saldırgan olması lazımdır. Bu nedenledir ki tüm düz yumurta dökenler gibi Orta Amerika çiklitlerinin saldırganlığı üreme esnasında katlanarak artar. Ancak bazı Orta Amerikalılar vardır ki, bunların terör estirmesi için üremesine gerek yoktur. Tüm üyelerinde bölge tutma ve tür içi saldırganlık bulunan Orta Amerika çiklitlerinde bu davranışların etkisi boyutla birlikte artar. Trimac, Jaguar, Midas, Motaguensis gibi türlerin boyu 30cm yi bulur. Mizaç olarak agresif olarak bilinseler, ve hatta “psikopat”, “katil” gibi insana özgü sıfatlarla özdeşleştirilseler de, akvaryumlardaki saldırganlıklarının nedeni, içgüdüsel olarak beslenmek ve üremek için bölge tutmaya ve bunu savunmaya programlanmış olmalarıdır. Yani aslında onlar kötü değil, çevreleri kötüdür (yetersizdir).
Şu ana kadar daha çok mizaçlarından bahsettik. Biraz da iyi özelliklerine bakalım. Önceki paragraflarda Amerikan çiklitlerinin muazzam çeşitliliğinden söz etmiştim. Orta Amerikalılar da, Güney Amerikalılar kadar olmasa da görsel olarak müthiş bir çeşitlilik sunarlar. Özellikle vücut tipi çeşitliliği, örneğin Malawi çiklitlerindeki çeşitliliğin çok daha ilerisindedir. Büyük ve yüksek vücutlu tipin simgesi Midasın yanında, balık avcılığı için özelleşmiş, silindirik vücutlu ve büyük ağızlı piskivor (balık yiyici) Jaguar, Dovii, Güney Amerika toprak yiyenlerini hatırlatan şekilleriyle Torichthys cinsi (örn. Ateşağız), eşi benzeri olmayan Jack Dempsey, iri ve yüksek gövdeleri, küçük ağızları ve bebeksi yüzleriyle büyük çiklit sevenlere iyi bir alternatif sunan Vieja ve Paratheraps cinsleri bu farklı tiplerden sadece birkaçıdır. Orta Amerika çiklitlerindeki farklılıklar o denli fazladır ki, bilim adamları Salvini, Mayan ve Beani gibi birtakım “kararsız” türleri hâlâ uygun bir sınıflandırmaya sokamamıştır. Sınıflandırmadaki bu zorluk sürpriz değildir. Çünkü ne kadar farklı görünseler de, Orta Amerikalılar kolay şekilde hibritleşir. Hatta kişisel olarak o kadar çok farklı türün hibritine rastladım ki, artık bu türlerin hepsinin birbiriyle hibritleşebileceğine inanmaya başladım.
Orta Amerika çiklitlerinin bir diğer eğlenceli özelliği tuza olan dayanımlarıdır. Çiklitler ikincil (tuzlusudan tatlı suya geçmiş) tatlı su balıklarıdır. Dolayısıyla tuz dayanımları şaşırtıcı değildir. Ancak Orta Amerika ’da ömrünün çoğunu acı/tuzlu suda geçiren çiklit türleri vardır. Buna en iyi örnek Mayandır; bu türün habitatları lagünleri, deltaları da kapsar. Öyle ki, okyanus sularında yavru gezdiren Mayan çifti gördüğünü söyleyen tanıklar vardır! Bir diğer örnek, tuzlu su akvaryumunda aylarca beslenen ve gelişme gösteren FH lardır. Fakat elbette biz bunu denemenizi önermiyoruz.
Güney Amerika Çiklitleri Güney Amerika deyince akla Amazon gelir. Amazon nehrinin içerdiği binlerce tür içerisinde çiklitler de yerini almıştır. Güney Amerika çiklitlerine ülkemizden Discus, Melek, Severum, Güney Amerika cüce çiklitleri, Astronot, Green Terror ve toprak yiyenleri örnek olarak sayabilirim. Bu liste bile bu gurubun ne denli çeşitli olduğuna dair fikir veriyor. Ki aslında çeşitlilik Orta Amerika’nın da üzerinde. Güney Amerika çiklitlerini bir yaşama sığdırabilmek çok güç. Sadece yüzlerce türden biri olan Discusun hobide ne kadar yer kapladığını ve ne denli sevildiğini düşünürsek, ilgiyi bekleyen diğer tüm türler insanı hem heyecanlandırıyor, hem de ürkütüyor. Discus hakkında bir parantez açayım. Yıllarca ayrı bir yerde tutulan Discus artık çoğumuzun bildiği gibi bir Güney Amerika çiklitidir. Onu özel yapan mukozayla yavru besleme, popülasyon içi hiyerarşi, ilginç davranışlar ve interaktiflik aslında Amerikan çiklitlerinin çoğunda bulunan özelliklerdir.
Güney Amerika çiklitleri Amazon nehir sistemiyle birlikte her türlü suda bulunur. Bu denli farklılaşmalarının bir nedeni belki de, birbirinden bağımsız habitatlara yayılmış olmalarıdır. Bir popülasyon iki gruba ayrılır ve bağlantı kesilirse, biliriz ki birbirlerinden farklılaşmaları kaçınılmazdır.. Güney Amerika çiklitleri Orta Amerikalılar gibi omnivor karakterdedir. Bunun yanı sıra, balık avlamak için özelleşmiş türler (Peacock Bass, Mızrak çiklitleri) ve çoğunlukla bitkisel beslenen türler de (Uaru) mevcuttur. Üreme yöntemleri yalnızca Orta Amerika da ki kuzenlerindeki gibi yumurta dökmekten ibaret değildir; yumurta dökmenin yanı sıra, ağızda kuluçka, gecikmeli ağızda kuluçka gibi yöntemleri de kullanırlar. Yavrulara bakım her türde dişi ve erkeğin ortak görevidir, hatta kimi türlerde erkek bile ağızda kuluçka yapabilir!
Bu grup içinde, Astronot, Cüceler, Acaralar (Green Terror, Keyhole) ve Heroineler (Severum, Çikolata) zaten biliniyorlar. Fakat ben iki alt gruba daha fazla değinmek istiyorum: Toprakyiyenler ve Mızrak çiklitleri. Bu iki grup kendi içinde müthiş bir çeşitlilik barındırmakta ve buna rağmen ülkemizde yurtdışına nazaran çok az ilgi görmekte.
Toprakyiyenler (ing. Eartheater) zemindeki tortu ve malzemeyi sürekli ağızda eleyerek beslendikleri için bu adı almıştır. Dolayısıyla ağız aşağı doğru evrilmiş, burun uzamıştır. Bu grubu çoğunlukla Geophagus cinsine üye türler oluşturur. Bu zarif balıklar çoğunlukla ağızda kuluçka yöntemini benimsemiştir. Bir çiklite göre son derece sakin mizaçlıdırlar, boyları da 15-20cm civarında olduğu için, akvaryumlarda uyumlu bir alternatiftirler. Ancak türe özgü akvaryumda beslenmeleri, onların doğal davranışlarını görebilmek ve görsel uyum açısından tercih edilmelidir.
Değinmek istediğim diğer grup Mızrak çiklitleri, yani Crenicichla cinsine mensup türler. Adından da anlaşılacağı üzere, silindirik bir gövdeye sahiptirler, hatta görebileceğiniz en silindirik çiklitlerdir! Bu garip ve ilk bakışta göze çiklit gibi görünmeyen türler, kendi aralarında çok fazla farklılaşmıştır. 8cm den 45 cm ye kadar farklı boyda ve bambaşka desen ve renktedirler. Mızrak çiklitleri ülkemize henüz giriş yapmamıştır, ancak çeşitlilikleri ve sıradışı yapıları nedeniyle üzerine eğilmeye değer bir grup olduklarını söyleyebilirim.
Sürü balıklarının uyumlu yüzüşlerini sevenler için çiklitler şu ana dek pek iyi bir seçenek olmamıştır. Fakat bu coğrafyada onları da memnun edecek türler var. Bildiğimiz Discus ve Meleğin yanı sıra, P. Altum ve Festivum (Türkçe adıyla Bayrak çiklit), Amazon’da sürü halinde gezer. Yeterince büyük bir hacim sağladığınız takdirde siz de bu davranışı gözlemleyebilirsiniz.
Birbirinden bu kadar farklı türler içeren bir coğrafyadan rekorlar çıkması elbette kaçınılmaz. Peacock Bass grubuna ait olan, Amazonun “top predator”lerinden Cichla Temensis 12 kg ye ulaşan ağırlığıyla en ağır çiklit türüdür. Diğer yandan çiklit dünyasının en küçük türleri de bu canavarla aynı suları paylaşmaktadır. Lakin onlar Temensis gibi açık sularda balık avlanmak yerine, dipte yoğun bitki ve tortunun arasında dikkat çekmeden gezinirler. Ramirezi, Kakadu, Bolivian Ram gibi popüler örneklerden tanıdığımız Güney Amerika cüce çiklitleri Cichlidae familyasındaki en küçük türlerden bazılarını oluşturur.
Akvaryumda Amerikan Çiklitleri Şu ana kadar Amerikan çiklitlerinin coğrafik yayılımından ve çeşitlerinden bahsettim. Ancak tabi ki, her balığı potansiyel akvaryum balığı olarak gören biz akvaristler için akvaryumdaki durumları daha önemli. Çiklitlerin akvaryum hobisinde patlama yapmalarına yol açmış avantajları Amerikan çiklitlerinde de değişen ölçeklerde mevcut. Hemen hepsi PH ı sabit, nitrat oranı düşük, çevresel stres etkenleri azaltılmış (hacim, kalabalık, saklanma yeri, agresiflik) bir akvaryumda rahatça yaşayıp serpileceklerdir. Özellikle Orta Amerika çiklitleri, hobide görebileceğiniz en dayanıklı balıklar arasındadır. Dayanıklılık konusunda malesef Güney Amerika’da birkaç istisna var. Discus, melek, Güney Amerika cüceleri ve Altum bu konuda başı çekiyor. Bu türleri beslerken, su kalitesine ve stres etmenlerine ekstra dikkat göstermek gerek. Bundan dolayı Amerikanlara veya hobiye yeni başlayacaklar için uygun bir seçim değiller. Ayrıca doğada çok uç su koşullarında yaşayan, G.Balzanii ve kimi toprakyiyenlerin istediği şartları sağlamak her akvaristin yapabileceği bir şey değildir. İstedikleri şartları sağlamadığınız takdirde, en iyi ihtimalle üreme gerçekleşmeyecektir.
Amerikan çiklitlerinin üremeleri de son derece kolaydır. Özellikle Orta Amerika çiklitlerinde, bir dişi, bir erkek ve bir çömlek üreme için çoğu zaman yeterlidir. Zebraların üreme konusunda ne kadar hevesli olduklarını biliriz; aslında tüm Orta Amerika türleri ve çoğu Güney Amerika türü bu konuda onlardan geride değildir. Üreme konusunda diğer çiklitlerden farklı olarak dikkat edilmesi gereken şey, üreme sırasındaki saldırganlıklarıdır. Orta derecede veya daha yüksek saldırganlığa sahip türlerin karma bir akvaryumda eş tutmaları ve üremeleri diğer balıklar için ciddi sıkıntı yaratır, ölümlere yol açabilir. Bilinmesi gereken diğer bir husus karmada doğan yavruların çok geçmeden diğer balıklara yem olacakları gerçeğidir. Büyük ve agresif türlerde (Midas, Jaguar, Green Terror vs.) eşlere kendilerine özel geniş hacimli bir akvaryum sağlamak da güvenlik için yeterli olmayabilir. Üreme esnasında çok agresifleşen eşler sıklıkla kavga edebilir.
Benim ve birçok hobicinin en sevdiği akvaryum tipi olan karma akvaryum, Amerikan beslemek isteyenlerin ilk aklında gelen akvaryum tipidir. Bu inanılmaz çeşitli ve farklı karaktere sahip türleri birarada, etkileşirken gözlemek kuşkusuz çok keyifli. Ve aslında çoğu Amerikan çiklidi de farklı ölçeklerde karmalar için uygundur. Fakat karma konusunda da dikkat edilmesi gereken birkaç önemli nokta var. İlk olarak, Afrika çiklitleriyle Amerika çiklitlerini karıştırmayın. Bu ancak türleri çok iyi tanımayan birinin yapabileceği bir şeydir. Çoğunlukla sert su ve yüksek PH isteyen ve farklı vücut diline sahip Afrikalılarla Amerikanları aynı anda mutlu etmek mümkün değildir. İkinci olarak, karacağınız balıkların yakın mizaçta ve boyda olmasına dikkat edin. Yakın mizaçta oldukları sürece, Green Terror, Severum ve Astronot gibi Güney Amerikalılarla Orta Amerikalıları karmak herhangi bir sorun yaratmayacaktır. Diğer bir önemli nokta, Dovii, Midas, FH, Trimac gibi hiper-agresif türlerden uzak durmaktır. Daha az saldırgan türlerin karmasını denemeden bunlara girişmek, felaketlere yol açabilir. Son ve bence en önemli nokta, karmada üremeye izin vermemektir. Çok geniş hacim ve küçük balıklardan oluşan seyrek bir kadro söz konusu değilse, sonuç en azından strestir.
Hiper-agresif türlerin karmaya uygun olmadığını yazdım. Peki bu saldırgan oldukları kadar güzel olan türleri nasıl besleyeceğiz? Elbette tek başına. Sadece hiper- agresif olanları değil, çoğu büyük Amerikanı (Astronot, Severum, Green Terror, Texas) tek başına baktığınızda bu hobide olabilecek en sıradışı deneyimleri yaşayacaksınız. Çünkü tek başına bakıldıklarında, kendi aralarında hiyerarşik yaşayan ve sosyal olan bu hayvanlar, sizle de kendi tarzlarında sosyalleşmeye başlar. Bir balıkla etkileşime girmek, onun tarafından muhatap alınmak, bana göre bir akvaristin bu hobiden alabileceği en büyük keyiflerden biri. Bu keyfi de büyük Amerikan çiklitleri dışındaki balıklarla almanız pek olası değil. ABD de büyük Amerikanları tek başına besleme çok yaygın bir durum. Onlar tek başına besledikleri çiklitlere “wet-pet” (ıslak ev hayvanı) diyorlar.
Amerikan çiklitlerini tanıtan bu yazıda başlangıç için elbette öneriler vereceğim. Hobiye veya Amerikan çiklitlerine yeni başlayan akvaristlere uygun türler, dayanıklı, fazla saldırgan olmayan türler olmalı. Dolayısıyla Orta Amerika’ dan Rainbow, Sajica, Nicaraguense, Güney Amerika’ dan Severum, Çikolata, Blue Acara gibi türler önerilebilir.
Neden Amerikan çiklitleri? Şu ana kadarki kısımda bu soruya kısmen cevap verdiğimi düşünüyorum. Fakat gene de Amerikan çiklitlerinin kendine özgü ve akvariste keyif verecek özelliklerini toparlamak gerekirse; Görsellikleri: Gerçekten de Amerikanların bu konuda Afrikalı kuzenlerinden aşağı kalır yanı yok, dahası, boyut, şekil, desen ve renkte çok daha fazla çeşit sunuyorlar. Tabi ki bu “bambaşka” türleri (örneğin Astronot ve Remirezi) çoğu zaman aynı akvaryumda besleyemiyoruz, fakat aynı coğrafyanın balıkları olmaları, Amerikanlara eğilecek bir akvarist için önemli bir nokta. Hatta bambaşka görünen türlerde Amerikanlara özgü ortak karakteristiklere rastlamak oldukça heyecan verici olmalı!
Sosyallikleri: Tabi ki bu özellike bazı türler için “antisosyal” olarak da tanımlanabilir. Gene de uyum suz, düzen bozucu bir mizaç bile bana göre ruhsuzca akvaryumda dolanmalarından iyidir. Amerikan çikliti akvaryumlarında bölge tutma ve hiyerarşi oluşumu kaçınılmazdır. Oluşan hiyerarşi kolay kolay bozulmaz, balıklar statülerini bilirler. Bu türleri besleyen birinin hemen farkettiği bir başka sıradışı özellik, bu balıkların kendilerine özgü karakterleri olmasıdır. Karakter türden türe, hatta tür içinde bireyden bireye göre bile değişiklik gösterebilir. Yani sakin ve uyumlu diye aldığınız Rainbow akvaryumda bir Salvini gibi terör estirebilir. Bu gibi durumlar kimine göre bir sıkıntı, kimine göre ise hoş bir sürprizdir. Size de hoş bir sürpriz olarak gelirse, Amerikanlarla olan ilişkiniz uzun olacak demektir. Balıkta karakter ve sıradışı davranış deyince akla ilk gelen balık kuşkusuz Astronot’tur. Astronot’u anlatmayı da başka bir sayıya bırakalım.
Üreme: Amerikan çiklitleri kolay ürer. Tek eşlidirler ve çoğu türde düz zemine yumurtlama ve eşle birlikte yavru gezdirme görülür. Yavru gezdirme, eğer daha önce rastlamadıysanız, sizi çok şaşırtacaktır. Eş tutma, kur merasimi dâhil tüm üreme süreci, Amerikanların en güzel yönlerinden biridir. Üreme sürecinde hemen her türde renkler coşar. Ayrıca Sajica, Carpinte, Cutteri, ve Severum gibi bazı türlerde ise toptan bir renk değişimi görülür. Bu, seyredene müthiş keyif veren bir olaydır. Temel nedeni ise tehlike sinyali vererek çevredeki avcı ve rakipleri yavrulardan uzak tutmaktır. Balıklardaki renk kontrastının artması tehlike sinyali işlevi görür.
Dekorasyon: Eğer doğal görünen ve beslenen canlının habitatına yakın dekorasyonlardan hoşlanıyorsanız, Amerikan çiklitleri tankınızı da güzelleştirecek demektir. Çoğu Amerikan çiklitinin habitatında bol miktarda kütük, kaya, tortu ve bitki artıkları bulunur. Kahverengi ve sarının tonları hakimdir. Böyle bir ortamı akvaryumlarımızda doğadan faydalanarak kolayca yaratabiliriz. Tanka konan bitki artıkları zamanla tannin maddesi salacak ve su doğadaki gibi sararacaktır. Ayrıca bir kısım Orta Amerika ve Güney Amerika çiklitleri bitkilerle dosttur. Cüce Acaralar ve Güney Amerika cüceleri gibi türler zaten doğada da bitkilerle iç içe yaşar, dolayısıyla böyle türlerin yanına bitki eklemeniz, hem akvaryumu doğal gösterecek, hem de balıkları mutlu edecektir. Doğada bitkili bir ortamda yaşamamasına rağmen Sajica, Salvini, Jaguar gibi türler de belli bitkilerle birlikte beslenebilir. Fakat üreme durumunda çevrelerindeki her şey gibi bitkileri de elden geçirebilecekleri unutulmamalıdır.
Eşeysel farklar: Çoğu Amerikan türü, çiklitlerdeki genel dişinin erkekten daha küçük ve daha gösterişsiz olması kuralına uyar. Ancak bazı Orta Amerika türlerinin dişileri için bunu söylemek haksızlık olur. Motaguense, Salvini, Sajica, Red Terror, Nicaraguense gibi türlerin dişileri, adeta erkekten farklı bir türe ait gibi görünür ve gösterişte de geri kalmazlar. Bu yüzden bu türleri üretmek, cinsiyetlerin kendine özgü güzelliklerini seyretmek açısından oldukça keyiflidir.
İlk paragrafta da belirttiğim gibi, Amerikan çiklitleri akvaristlere “yeni bir dünya” sunuyor. Bu dünya öyle geniş ki, girdikten sonra geri dönmeniz oldukça zor olabilir. Ben, insanlar arasındaki mentalite uyumu gibi, bir akvarist ve beslediği türler arasında da benzer bir uyum olduğuna, akvaristin bir şekilde kendine uygun türü bulacağına inanırım. Amerikanlarda hemen her tür akvarist için bir seçenek mevcut. Kimsenin size önyargılarını aşılamasına izin vermeyin. Kendiniz deneyerek öğrenin, ve keşfedin. Şayet çiklitlerin sosyal yaşamıyla ve ilginç davranışlarıyla büyülenmiş bir akvaristseniz Amerikanlar tam size göre demektir. Tabi bu noktada bulunabilirlikleriyle ilgili bir itiraz gelecektir. Ve oldukça haklı bir itiraz. Ülkemizde bu devasa balık grubuna karşı ilgi çok az, dolayısıyla piyasadaki bulunabilirlikleri de buna paralel seyrediyor. Bu yüzdendir ki, Amerikan çiklitleriyle ilgilenen akvaristler hobi ortamında biraz misyoner gibi çalışır. Çünkü bu türlerin yayılmasını sağlamanın yolu talep ve ilgi yaratmaktan geçiyor. Bu tanıtıcı yazı da bu gayretin bir parçası oldu. Umarım, Amerikan çiklitlerini bilsin veya bilmesin, okuyanlara onlar hakkında bir fikir verebilmiş ve ilgi uyandırabilmişimdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir