Alageyikler özgürlüğe koştu . Avlaması yasak , cezası 90.000 TL!

Alageyikler özgürlüğe koştu

Anadolu’nun simgesi alageyiklerin Türkiye’deki tek yaşam alanı olarak kalan Düzlerçamı Eşenadası Alageyik Üreme İstasyonu’nda yetiştirilen 15 erkek alageyik, en son 1995 yılında görüldüğü Manavgat- Beydiğin’deki doğal yaşam ortamına bırakıldı. Alageyikler uydu vericiler ve fotokapanlarla takip edilecek. Sonbaharda 15 dişi alageyik daha aynı bölgeye salınacak.

Nesli kritik tehlike altındaki türlerden ve avlanması kesinlikle yasak ve cezası da 90 bin TL’yi  bulan alageyikler yok olduğu eski doğal yaşam alanlarında yeniden hayat buluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) 6’ncı Bölge Müdürlüğü, Düzlerçamı Eşenadası Alageyik Üreme İstasyonu’nda yarım asırdır devam eden çalışmalar neticesinde alageyiklerin sayısını 7’den 500’e kadar yükseltti. Alageyikler, 25 yıl önce neslinin tükendiği doğal yaşam alanlarına bırakılmaya başlandı. İlk gruptaki 15 erkek alageyik, Manavgat’taki doğal yaşam alanında yeniden hayat buldu. Manavgat ilçesi Beydiğin bölgesindeki ormanlık alanda alageyiklerin nesli 25 yıl önce tamamen tükenmişti.

15 ERKEK BİREY DOĞAYA SALINDI

Alageyikler özgürlüğe koştu

Bölgeye toplam 15 birey erkek alageyik bırakıldı. Manavgat’taki kadim yurtlarında bugünden itibaren yeniden hayat bulan alageyiklerin ardından, sonbahar döneminde 15 dişi birey daha doğaya salınacak. Çok hızlı ve 5- 6 metre zıplayabilen özelliklere sahip alageyiklerin salımı, 10 gün öncesinde bölgeye adaptasyon sağlamak için bırakıldıkları özel alandan çıkışları ise heyecanla izlendi.

10 GÜNLÜK ADAPTASYON SÜRECİ

Alageyikler özgürlüğe koştu

DKMP 6’ncı Bölge Müdürü Rıza Kamil, alageyiklerin yaşam alanlarını artırmak için mücadele ettiklerini belirterek, “Antalya’da dünyanın orijin alageyiklerinin bulunduğu Eşenadası Alageyik Üreme İstasyonu’ndan 15 adet alageyik kan ve doku örnekleri alınarak buraya nakledildi. Önce 2 bitre yükseklikteki 3 bin 200 metrekare tel örgüyle çevrili alanda 10 gün sahaya alıştırma, adaptasyon süreci geçirdiler. Bu alanda özel suluk ve yemlikler oluşturuldu. Bugün de belirlediğimiz 14 bin 600 hektarlık Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’na bıraktık” dedi.

UYDU VERİCİLERLE TAKİP EDİLECEKLER

Alageyikler özgürlüğe koştu

Alageyiklerin Manavgat’taki bu bölgede 1995’li yıllara kadar yaşadığının tespit edildiği fakat çeşitli sebeplerden dolayı neslinin tükendiğini anlatan Kamil, “Üniversitelerimiz ve DKMP uzman ekiplerinin yaptığı araştırmalarda alageyiklerin yaşam ortamına uygun olduğuna karar verdik. 2- 12 yaş arasındaki 15 alageyik erkek bireyi bugün itibariyle doğaya gönderdik. Bunları teknolojinin nimetlerinden yararlanarak fotokapanlarla izlemeye aldık. Ayrıca 6 tanesine uydu vericili tasma takıldı. Telefon çektiği alanlardan bize anlık görüntüler gönderecek. Bunların yaşam döngülerinin devamı için izleyeceğiz. Alageyikler kadim yurtlarına geri döndüler” dedi.

SU VE BESİN KAYNAKLARI ÇOK UYGUN

Adaptasyon sahasından dışarıya çıkma işlemi biraz zorlu olmasına ilişkin de açıklamada bulunan Rıza Kamil, “Sahaya hepsi birden çıkmadı. Çünkü burası korunaklı bir alan. Yaban hayvanın özünde zaten var, alıştığı yeri terk etmek istemeyebilir. Burada biraz da kalabalık olduğumuz için koku alma duyuları yüksek hayvanlar. Doğal yaşamlarına tutunması, beslenmesi ve hayatlarını sürdürmesi için bir eylem planımız var. Bu da yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamlarının desteklenmesi eylem planı. Burası su, besin kaynakları ve ot açısından çok uygun. Amacımız bunları sağlıklı bireyler olarak gelecek nesillere aktarılması için var gücümüzle çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

SONBAHARDA 15 DİŞİ BIRAKILACAK

Eylül- Ekim aylarında ise 15 dişinin daha bölgeye bırakılacağını belirten Kamil, şunları söyledi:

“2020 yılında toplam 30 alageyik yerleştirmiş olacağız. Gelecek yıl mayıs aylarında yerleştirdiğimiz hayvanlardan yeni yavrular elde etmek istiyoruz. İnşallah onları da görürüz. Av koruma kontrol ekiplerimiz ve dört uzman veteriner hekimimizle bu bölgede 7/24 bu hayvanları koruma altında tutacağız. Bir karavan kurduk ve sayıyı da artıracağız. Yöredeki vatandaşlarımızla da sesleniyorum. Yöre halkı sahip çıkacak ve inşallah sayıları artacak. Bölgede eko turizm faaliyetleri artacak. Yaban hayatı turları ve fotoğraf gözlemciliği turizmini artırmak istiyoruz. Hep beraber bu hayvanlara sahip çıkmamız gerekiyor.”DHA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir