AKVARYUMDA SU DEĞİŞİMİ VE ÖNEMİ

Akvaryumda faydalı bakteri kolonisi ürediğinde ve su oturduğunda, kendi kendine çalışan küçük bir biyolojik döngü oluşur. Bu döngüye azot döngüsü diyoruz (ayrıntılı bilgi dosyalarda bulunabilir). Fakat akvaryum gibi küçük hacimde, akmayan bir suda bu döngü tam bir devri daim haline gelmemektedir. Bu nedenle, aslında hiçbir zaman doğadaki kadar dengeli ve kendini çevirebilen bir sistem elde edemeyiz.

Burada yardımımıza düzenli su değişimi gelir. Akvaryum suyunu düzenli aralıklarla belli bir oranda değiştirmenin birçok faydası vardır. Bunları şu şekilde sayabiliriz:

1. Azot döngüsünden ortaya çıkan nitrat, doğada bitkiler tarafından emilir ve büyük hacimli sularda eşit ölçüde dağılarak sürekli düşük seviyede kalır. Akvaryumda ise, balıklar dışkıladıkça önce amonyum, sonra nitrit ve en sonunda da nitrat oluşacaktır. Amonyum ve nitrit son derece zehirlidir; fakat bakterilerimiz onları işleyerek nitrat haline getirir. Nitrat ilk anda balığı öldürmez, fakat sürekli yüksek seviyede nitrata maruz kalan balıklarda bir süre sonra bağışıklık sistemi çöker, hastalıklar başgösterir. Balıklar yavruysa yanık kalır, büyüyemez. Bu nedenle yavru ve boylandırma tanklarında sık sık su değişimi önerilir. Düzenli su değişimi nitrat seviyesini düşük tutmamızı sağlar.

NOT: ÇOK BÜYÜK BİR TANKTA ÇOK MİKTARDA BİTKİNİZ VE ÇOK KÜÇÜK, AZ MİKTARDA BALIĞINIZ YOKSA, BİTKİLER HİÇBİR ZAMAN TANKTAKİ TÜM NİTRATI YOK EDEMEZ! SU DEĞİŞİMİ BİTKİLİ AKVARYUMDA DA ŞARTTIR.      

2. Farzedelim ki su değerleriniz muhteşem. Sudaki tüm nitrat bitkilere gidiyor. Bu durumda bile belli bir su değişimi gereklidir. Zira akvaryumun suyu, sürekli buharlaşır ve saf su havaya karışır. Akvaryumda ise kireç, mineraller ve metaller tortu halinde kalır. Bu tortu arttıkça suyu sertleştirir, Ph değerini yükseltir ve balıklarımıza sonunda zararı olur. Düzenli su değişimiyle, suyun mineral dengesini ve sertliğini de sabit tutarız. Yukarıdaki nedenden dolayı, akvaryumdan eksilen suyu eklediğinizde bunu hiçbir şekilde su değişimi olarak görmeyin. Buharlaşma ile suyun içinden hiçbir madde gitmez. Onlar akvaryumda olduğu gibi kalır.

3. Suda birçok bakteri ve parazit hali hazırda vardır. Yani, akvaryumdan biraz su alıp mikroskopta baksanız neler görürsünüz neler. Normalde balığın derisini kaplayan sümüksü mukoza tabakası, balığı bu zararlılara karşı koruyan bir kalkan gibidir. Fakat su kirlenmeye başladığında, balığın bağışıklık sistemi bozulur ve mukoza tabakası da zarar görür. Bu nedenle balık daha kolay hasta olur. Yani balığı bakteri değil çoğunlukla kötü su hasta eder.

Su değişimi nasıl yapılmalı?

Su değişiminin sıklığı ve oranı beslediğiniz balıktan balığa değişir. Şunu unutmayalım: Hiçbir balık temiz, değerleri dengeli suya hayır demez. Bu nedenle benim balıklar idare ediyor dememeli, su konusunda daima titiz olmalıyız.

Su değişimi mümkün olduğunca sık ve azar azar yapılırsa ideal olur. Yani haftada bir kez akvaryumdaki suyun % 20sini değiştirmeniz, iki haftada bir suyun %40’ını değiştirmenizden çok daha iyidir. Genel olarak uygun su değişimi miktarı çok değişkendir. Akvaryumu yeni kurdunuz. Bu durumda bakteri kolonisi taşlara, kumlara, filtreye yerleşene kadar sık sık su değişimi çok faydalı olacaktır. Daha sonra haftada bir %20-30 su değişimi uygundur. Siz siz olun, su değişimini iki haftadan daha uzun aralarla yapmayın. “Bişey olmaz abi” ülkemizde en yaygın son sözlerdendir. Unutmayın.

NOT: AKVARYUM SUYUNU İÇİNDE BALIK OLDUĞU SÜRECE HİÇBİR ŞEKİLDE %100 DEĞİŞTİRMEYİN. İLAÇ VB. GİBİ MADDELERİ DAHİ %50 DEĞİŞİM SONRASINDA AKTİF KÖMÜR İLE SÜZÜN. SONRA KÖMÜRÜ ÇIKARIP ALIN.

Dip çekimi: Akvaryumdaki atıklar, bu atıkların oluşturduğu kimyasallar, tortular hep dibe çöker. Bu nedenle suyu dipten alarak değiştirmek en iyisidir. Dip çekimi hem suyu dipten almamızı sağlar, hem de kum üzerinde biriken kir ve tortuları etkin şekilde temizlememizi sağlar. Dip çekimi yaparken dikkat etmemiz gereken husus kumu hallaç pamuğu gibi altüst etmemek, üstten sadece kirleri alacak şekilde çalışmaktır. Ayrıca dip çekim yaparken bitkilerin köklerine zarar vermemeli, taşları, kökleri yerinden fazla oynatmamalıyız. Eğer çok ince değil de, içinde su sirküle olacak şekilde, biraz iri ve yuvarlak taneli kumumuz varsa zaten su sürekli kumun içinde de devri daim olur. Böylece kumun alt tabakaları temiz kalır.

Bazı püf noktaları:

– Su değişimi, dip çekimi yapmakta kullandığınız kova, hortum, sünger, havlu gibi malzemeleri yeni alın ve sadece akvayumda kullanın. Bu malzemelere deterjan, sabun vb. değmesin. Temizlikte kullanılmasın. Gerekirse ev ahalisini bilgilendirin.

– Eğer akvaryum suyunuz sağlıklıysa, sıcak havalarda gölümsü bir koku oluyorsa bunun nedeni kenarda biriken tortu ve cama yapışan yosunlardır. Bunlar su buharlaştıkça ortaya çıkar. Suyu azalttığınızda temiz ve sadece bu işte kullandığınız bir süngerle camları güzelce ovup temizleyin. Kokunun azaldığını göreceksiniz.

– Fakat suyunuzdan ciddi kötü bir koku geliyorsa, su bulanıksa suyunuz bozulmuştur. Bu durumda ve zehirlenmelerde ilk yapacağınız iş %50 su değişimidir. Kenarda beklemiş suyunuz hep olsun.

– Akvaryuma asla musluktan gelen suyu doğrudan koymayın. Klor balıklar için öldürücüdür. Klorun sudan uçması için suyu yüksek bir yerden akıtarak kovalara doldurun. Suyu dinlendirirken üstünü açık bırakın ki klor uçup gitsin. Kovanızı duş ahizesi ile yukardan akıtarak doldurursanız klorun büyük kısmının hemen uçmasına yardımcı olursunuz. Onun dışında bir süre hava taşı çalıştırmak da işe yarar.

– Su hazırlayıcıları içinde akvaryum içindeki klor ve ağır metalleri bağlayan malzemelerin yanı sıra, balıkların doğal ortamına uygun bitki özleri vb. de bulunur. Faydalıdır. Kullanmamazlık etmeyin.

– Su değişim yaparken hortum kullanıyorsanız akvaryumun başında durun ve suyu kontrol edin. Kombinin azizliğine uğrayıp balıklarınızı sıcak/soğuk şokla karşı karşıya bırakmayın.

– Karides, salyangoz ve bazı balık türleri sudaki ağır metallere, özellikle bakıra çok hassastır. Bakır da kombi ve termosifonlarda bulunan bir metaldir. Bu tür canlılarımız için su değişimi yaparken suyu sıcak su musluğundan ılıştırmayın. Çaydanlıkta ya da kaynatma makinesinde ısıttığınız sudan ekleyerek uygun sıcaklığı bulun. Eklediğiniz su akvaryumun suyuna aşağı yukarı eşit sıcaklıkta olsun.

– Suyunuzun Ph (asitlik), KH (karbon sertliği), GH (genel sertlik) No2 (nitrit) No3 (nitrat) Cl (klor) değerlerini öğrenin ve mutlaka arada sırada ölçün. Su değişimi yaparken de bu değerlerin aşırı oynamamasına dikkat edin (nitrit nitrat hariç, onlar tabii ki gitmeli). Bu değerleri bir defada ölçebileceğiniz şerit testler akvaryumcularda satılır ve kullanımı kolaydır. Bu şekilde suyunuzun beslediğiniz canlılara uygun olup olmadığını kesin olarak bilirsiniz. Bir hastalık vb. durumda bunun sudan kaynaklanıp kaynaklanmadığını hemen öğrenebilirsiniz. Çoğu kişinin pahalı ve gereksiz olarak gördüğü bu testler balıklarımızın değerini gözönünde bulundurduğumuzda ucuzdur ve aslında en gerekli malzemelerdendir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir